Cilt 3 Sayı 4 (Haziran 2026)
Sayı Bilgileri Issue Information

ss. i - vi   |  DOI: https://doi.org/10.29329/tuzdev.2026.1461

Özet

Anahtar kelimeler:

Orjinal Araştırma Makaleleri Bilim Sanat Merkezlerine Yönlendirme Sürecine İlişkin Velilerin ve Öğretmenlerin Deneyimlerinin Kapsamlı Değerlendirilmesi

Sümeyra ÖZTÜRK, Ahmet Kurnaz

ss. 1 - 29   |  DOI: https://doi.org/10.29329/tuzdev.2026.1461.1

Özet

ğitimde fırsat eşitliği sağlamak ve öğrencilerin bireysel potansiyellerini açığa çıkarmak, Türkiye'nin çağdaş eğitim politikalarının temel hedeflerinden biridir. Bu bağlamda, Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM), özel yetenekli öğrencilerin desteklenmesi ve gelişimlerinin sağlanması açısından kritik bir rol üstlenmektedir. Ancak, BİLSEM’e yönlendirme sürecinde yer alan paydaşların değerlendirme sürecine ilişkin veriler sınırlıdır. Bu çalışma, BİLSEM’e yönlendirme sürecini öğretmen, veli ve öğrenci boyutlarıyla ele alarak sürecin işleyişine ve etkilerine dair çok yönlü bir değerlendirme sunmayı amaçlamaktadır. Araştırma nitel bir desende yürütülmüştür; veriler, öğrencilerin BİLSEM tanılama sürecindeki deneyimlerini çok yönlü inceleyebilmek amacıyla öğretmen (n=35) ve veli (n=84) görüşlerine başvurularak elde edilmiştir. Görüşmeler içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiş, elde edilen bulgular temalar altında sınıflandırılmıştır. Veriler, öğretmenlerin aday belirlemede gözlem, sınıf içi performans ve sınav sonuçlarını öne çıkardığını, velilerin ise öğretmen yönlendirmesi, akademik başarı ve bireysel yetenekleri temel aldıklarını göstermektedir. Öğrencilerin de süreci genellikle heyecan verici ve olumlu bir deneyim olarak gördükleri ancak bazı öğrencilerde sınav kaygısı ve stres gibi olumsuz etkilerin de ortaya çıktığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, BİLSEM yönlendirme süreci gözlem, akademik başarı, sosyal-duygusal gelişim ve bireysel ilgi gibi çok boyutlu ölçütlere dayanmaktadır. Ancak öğretmen, veli ve öğrenci algıları arasında zaman zaman tutarsızlıklar bulunduğu görülmüştür. Bu doğrultuda, yönlendirme sürecinin daha objektif, bütüncül ve paydaşları ortaklaştıran bir yapıya kavuşturulması önerilmektedir. Ayrıca, velilere ve öğretmenlere yönelik farkındalık artırıcı eğitimlerin düzenlenmesi, öğrencilerin duygusal süreçlerini destekleyecek rehberlik hizmetlerinin yaygınlaştırılması, tanılama sürecinin niteliğini artırmaya katkı sağlayacaktır.

Anahtar kelimeler: BİLSEM tanılama süreci, tanılama sürecinde öğrencilerin yaşadıkları, tanılama sürecinde öğretmen algıları, tanılama sürecinde veli algıları

Orjinal Araştırma Makaleleri Bilişsel Asimetri: Üstün Yeteneklilikten İnsan–Yapay Zeka Birlikteliğine

Volkan Duran

ss. 30 - 63   |  DOI: https://doi.org/10.29329/tuzdev.2026.1461.2

Özet

Özerk ve potansiyel olarak süper zeki yapay zekanın ortaya çıkışı, insanlık tarihinin en önemli sosyokültürel dönüm noktalarından birini temsil edebilir. Mevcut tartışmalar otomasyon, yönetişim ve işgücü dönüşümünü ön plana çıkarırken, daha derin kültürel mesele insanlığın kendi kapasitesini aşabilecek bilişsel biçimlerle karşılaşmasına ilişkindir. Bu makale; bilimsel ve teknolojik baskı altında tarihsel modernleşme, üstün yetenekli bireylerin psikolojisi ve eğitimi ile ajansal yapay zekanın yükselişi olmak üzere genellikle ayrı ayrı incelenen üç alanı birbirine bağlayan kuramsal bir çerçeve geliştirmektedir. Bu bakımdan makale, üstün yetenekliliğin toplumların bilişsel asimetriye nasıl yanıt verdiğini anlamak için insan ölçeğinde bir model sunduğunu öne sürmektedir. Üstün yetenekli bireyler; normatif olarak yapılandırılmış ortamlar içinde sıklıkla asenkron gelişim, maskeleme, sosyal yabancılaşma, yoğunlaşmış ahlaki duyarlılık ve eğitim uyumsuzluğu yaşamaktadır. Bu örüntüler, bilişsel kapasiteleri sıradan insan yeteneklerini aşan yapay ajanlara yönelik gelecekteki insan tepkilerini yorumlamak için kavramsal bir mercek işlevi görebilir. Bu çalışma Osmanlı Tanzimat reformları, Türkiye Cumhuriyeti modernleşmesi ve Japonya'nın Meiji Restorasyonu'ndan yola çıkarak ajansal yapay zekanın yeni bir uygarlık baskısı biçimi yaratabileceğini ileri sürmektedir. Bu baskı, başka bir insan uygarlığından değil, insan-dışı bilişsel sistemlerden kaynaklanacaktır. Makale, toplulukların hâkim insan normlarını aşan ajanlara verdikleri sosyal, etik ve kurumsal yanıtları tanımlamak üzere bilişsel asimetri uyumu kavramını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak temel zorluğun yalnızca süper zeki yapay zekayı denetim altına almak değil, insan onurunu, anlamını ve ahlaki sorumluluğunu koruyarak üstün bilişsel biçimlerle birlikte var olabilmek için gerekli kültürel ve etik olgunluğu geliştirmek olduğu vurgulanmaktadır.

Anahtar kelimeler: üstün yeteneklilik, ajanik yapay zeka, süperzeka, bilişsel asimetri, sosyo-kültürel dönüşüm

Orjinal Araştırma Makaleleri TÜZDEV Keşif Rotası Öğretmen Eğitiminin BİLSEM Öğretmenlerinin Mesleki Yeterlik Algıları Üzerindeki Etkisi

Esat Samet Altun, Büşra Yiğit, Afra Selcen Taşdelen

ss. 64 - 73   |  DOI: https://doi.org/10.29329/tuzdev.2026.1461.3

Özet

Bu araştırma, TÜZDEV tarafından geliştirilen ve Kuveyt Türk Katılım Bankası'nın desteği ile düzenlenen “Keşif Rotası” özel yetenekliler eğitici eğitimi programının BİLSEM öğretmenlerinin mesleki yeterlik algıları üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada tek gruplu ön test-son test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma grubu, İstanbul'daki 39 farklı ilçeden belirlenen ve 8-12 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 30 saatlik altı modüllü programa katılan 54 BİLSEM öğretmeninden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Eker (2020) tarafından geliştirilen ve 36 maddeden oluşan beşli Likert tipli Özel Yetenekliler Eğitiminde Mesleki Yeterlik Ölçeği (ÖYEMYÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde Shapiro-Wilk normallik sınaması, bağımlı gruplar t-testi, Wilcoxon işaretli sıralar testi, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri uygulanmıştır. Bulgular, programın tamamlanmasının ardından öğretmenlerin mesleki yeterlik algı puanlarının istatistiksel olarak anlamlı biçimde arttığını ortaya koymaktadır (ön test M = 3,82; son test M = 4,46; t (53) = 7,76; p < ,001; d = 1,05). Hesaplanan etki büyüklüğü büyük düzeyde bir etkiye işaret etmektedir. Modül bazında gerçekleştirilen analizlerde altı modülün tamamının anlamlı düzeyde etki ürettiği görülmüş (d = 0,85–1,03); en yüksek etki sosyal-duygusal gelişim modülünde (d = 1,03), en düşük etki ise farklılaştırma modülünde (d = 0,85) gözlemlenmiştir. Ön test-son test puan farkları demografik değişkenler (cinsiyet, mesleki deneyim, özel yetenekli öğrenci deneyimi, öğrenim durumu, yaş, önceki hizmet içi eğitime katılım) açısından incelendiğinde anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Bu bulgular, “Keşif Rotası” programının katılımcı profilinden bağımsız olarak BİLSEM öğretmenlerinin mesleki yeterlik algısını anlamlı düzeyde değiştirdiğini göstermektedir.

Anahtar kelimeler: özel yetenek eğitimi, hizmet içi eğitim, öğretmen yeterliği, program değerlendirme, Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM)